Kamuoyuna
Türkiye
Güney Kürdistanı işgale hazırlanıyor
Bu saldırganlığa
dur denmeli!
Kemal Burkay
Kürdistan
Sosyalist Partisi (PSK)
Genel Sekreter
4 şubat 2003
Irak´la ilgili
olarak gelişmeler hızlandı. ABD ve İngiltere bölgeye askeri yığınağı sürdürüyorlar.
Saddam ve yakın çevresi iktidarı bırakıp ülkeyi terk etmezse, yeni bir
BM kararı çıksın ya da çıkmasın, bir ay içinde savaşın başlaması büyük
ihtimal.
Türk devleti
ve hükümeti başlangıçta savaşa sözde karşı çıktı ve sorunun barışçı yöntemlerle
çözümünü ister göründü. Ancak bu içtenlikli bir tavır değildi, daha çok
iç ve dış kamuoyuna, özellikle islam dünyasına yönelik bir ikiyüzlülüktü.
Türk Hükümeti son günlerde bir yandan ABD´nin kuzeyden, yani Türkiye üzerinden
ikinci cepheyi açması için gerekli yasal ve fiili adımları atarken, bir
yandan da bizat kendi odusuyla sınırı aşıp “Kuzey Irak”ı, yani Güney Kürdistan´ı
işgal etmek için harekete geçti.
Türk devletinin
en büyük derdi ve tasası Kürt sorunudur. Zorba rejim, yalnızca kendi sınırları
içindeki 20 milyon Kürdü en temel haklarından yoksun kılmak için terör
estirmekle, ülkeyi alt üst etmekle, kan dökmekle kalmıyor, sınırın öbür
yanında, Irak, İran ve Suriye sınırları içindeki toplam 20 milyon Kürdün
de herhangi bir hak ve özgürlük elde etmemesi için çılgınca çabalar peşinde.
Türkiye, 1991
yılından beri Güney Kürdistan´da oluşmuş özerk Kürt yönetiminden korkunç
derecede rahatsızdır. şimdi ise, Irak savaşı sonrası statükonun daha da
bozulmasından, Kürtlerin bağımsız ya da federal biçimde daha iyi bir statü
elde etmelerinden büyük korku ve kaygı duymaktadır. Bu nedenle, ABD´nin
açacağı kuzey cephesini bir fırsat bilerek, türlü bahanelerle ordusunu
güneye sürüp Kürdistan´ın Güney parçasını da işgal etmek istemekte, böylece
Irak´ın yeniden düzenlenmesinde söz sahibi olmaya, Kürtlerin daha iyi bir
statü elde etmelerini önlemeye, hatta mevcut özerk yönetime bile son vermeye
heveslenmektedir.
Irkçı-militarist
rejim, bu konuda ordusu, hükümeti, muhalefeti, sermayesi ve basını ile
tam bir ağız ve davranış birliği içindedir. Bu baylardaki Kürt korkusu
ve düşmanlığı akıl almaz boyutlardadır.
Amaçlarından
biri de Musul ve Kürkük petrollerinden pay kapmaktır.
Kürt halkı
bu pervasızca saldırganlık karşısında uyanık ve tedbirli olmalıdır. Güneyli
Kürtler, buna karşı ortak bir tutum almalı. Onlar ancak sıkı bir birlikle
ve kararlı bir tutumla böylesi bir işgali ve müdaheleyi önleyebilirler.
Kuzeyli Kürtler
başta olmak üzere, Kürdistan´ın öteki parçalarındaki tüm yurtsever güçler
de Türk devletinin bu saldırgan tutumuna karşı tavır almalı, bu konuda
Güneyli kardeşlerimizle sıkı dayanışma içinde olmalıdırlar. Türk rejiminin
kötü ve haksız niyet ve eylemlerini teşhir etmek için yurt içinde ve dışında
elden geleni yapmak gerekir.
Kürt halkının
iflah olmaz düşmanlarının heveslerini ancak bu şekilde kursaklarında bırakabilir,
oyunlarını bozabiliriz.
Dünya kamuoyunu,
uluslararası kuruluşları, tüm demokrat, barışsever ve hümaniter çevreleri,
Türk devletinin bu sınır tanımayan zorbaca tutumuna, saldırganlığına karşı
tavır almaya çağırıyoruz.
Türkiye´nin
Güney Kürdistan´a müdahaleye hakkı yoktur. Kendi kaderini özgürce belirlemek
Kürt halkının da hakkıdır.
Kürt halkına
karşı gerek Kuzey Kürdistan´da gerekse diğer parçalarda yürütülen bu ırkçı,
şoven, düşmanca tutum ve tavra artık son verilmelidir.
Türkiye´nin,
insan haklarını ve ulusların haklarını hiçe sayan bu yayılmacı, soykırımcı,
saldırgan tavrına artık dur denmelidir.
Kemal Burkay
Kürdistan
Sosyalist Partisi (PSK)
Genel Sekreter
4 şubat
2003
|