kurds.dk> Türkçe
Komkar
Makale
Haber
Basın açıklaması
Araştırma
Kültür
Aktivite
Yayın
Fıkra
Arşiv
Link

Kurds.dk 
Kontakt

arama
Site search
Web search
powered by FreeFind
| Dansk | English | Deutsch | Français | Kurdî | Türkçe | Farisî | Erebî |

kurds.dk > Türkçe


TÜRKİYE VE PKK’NIN YENİ OYUNU
Hüseyin Kızılocak

Son zamanlarda Avrupa ve dünya da Kürtlere karşı gelişen bir sempati yeni bir oyunla yok edilmek isteniyor. Bunun içindirki son günlerde bir şamata koptu ki görmeyin. PKK ve yeni adıyla KADEK teröristmi degilmi? Bu tamtamların yeniden çalınmaya başlanmasının nedeni, 
Avrupa ve dünya da Kürtlere karşı yeniden oluşamaya sempatidir. Bu sempatinin yok edilmesi için, Ankara-İmrallı ve onların uzantıları yeniden harakete geçtiler. Bu planlı bir oyundur ve ne yazık ki Avrupa bu oyuna geldi.  Böylece PKK’nın terrorist olup olmadığı bol bol tartışılacak, asıl konu, Kürt sorunu da bu gümbürtüde onutulup gidecek.

Eskiden beri Türkiye’nin hem yurt içinde ve özelliklede yurt dışında yaptığı bir şey var. Kürtler eşittir PKK, PKK eşittir terör ve dolayısıyle, Kürtler eşittir terör. Bu politika 1970 lerde Türkiye tarafından oluşturuldu ve zaman zaman ara vererek, zaman zaman öne çıkararak devam ettirildi.

Daha 1970’lerde Kürt hareketi güç kazanmaya başlayınca, tarih boyunca yaptıklarını yeniden piyasaya sürdüler. Bu Kürtleri Kürtlere kırdırma politikasıdır. Yada Kürtleri yine zamansız bir ayaklanmaya zorlayıp kırma politikasıdır.

1970’lerde hızla gelişen Kürt hareketini bastırmak veya Kürtleri Kürtlere kırdırmak için PKK’yı oluşturdular ve hemen Kürt örgütlerinin üzerine saldılar. PKK devlet güçlerinden önce Kürtlere saldırdı ve onları düşman ilan etti. 1970’leri yaşayanlarımız bunu çok iyi hatırlar. 

1980’lerde Kürtleri dağa sürmek için zorladılar ve bunu içinde bol bol PKK propagandası yaptılar. Nasıl mı yaptılar. Her yakaladıkları insanı PKK’lı olmakla suçladılar. Onlara ”ya dağa çık, ya bizimle çalış” dediler. Hatta PSK, DDKD, KUK ve diger Kürtlerden insanları dahi yakaladıklarında PKK’lı olmakla suçladılar. Bununla insanları PKK’ya yöneltmek istediler. Birde siz buna basın yayın organlarında çıkarılan şamatayı ekleyin, o zaman Kürtler PKK’da bir şey var zannedip, oraya yöneleceklerdi ve ne yazık ki Kürtlerin büyük bir kesimi bu oyuna geldi ve aynen devletin istedigi yere geldi.

Daha sonrada devlet ve devletin kurduğu sözde ”Kürt” örgütü el ele verip Kurdistanı baştan başa yaktılar, yıktılar. Milyonlarca insanımızı yerinde yurdundan ettiler. Hürriyet gazetesi daha 1984’de birinci sayfasından bir haber yayınladı. Haberin başlığı şöyleydi; ”9 milyon insanın göçü planlanıyor” altında ise, ”doğudaki insanlar karadenize ve karadenizdeki insanlarda doğuya gönderilecek”  Bununla Kürdistan’ın nüfus yapısının degiştirilmesi arzulanıyordu ve böylece Kürtlerin kendi ülkelerinde çoğunluk olmaları engellenmiş olacaktı. Yanlış hatırlamıyorsam, daha seksenlerin başlarında ”ormanları koruma” adı altında Dersim’de ve Erzincan’da Kürt köyleri boşaltılmaya çalişıldı ama bunda başarılı olamayınca, bu sefer de yukarda söyledigim gibi, devlet ve PKK el ele verip bunu yaptılar. Devletle birlikte Kürdistan’ı yakan yıkan Apo tekrar yuvasına döndü ve bu sefer yeni görevler üslendi ve devlete hizmete devam ediyor.

Neyse asıl yurt dışında, son günlerde koparılan şamata üzerine yazacaktım ama bunları daha rahat anlatmak için biraz geriye gitmek zorunda kaldım. 

1980 sonrası yurt dışına çıkmak zorunda kalan Kürt politikacıları burda da boş durmadılar. Kürt sorununu dünya ya tanıtmak için diplomatik çalşmalarını yoğunlaştırdılar. Bu çalışmalar sayesinde Kürt sorunu dünya da ve özelliklede Avrupa’da büyük sempati topladı. Tabii bu yine Türk devleti bu işten rahatsız oldu ve bunun önüne geçmek için oyunlar oynamaya başladı. Bu iştede yine gene ”Kürtleri” kullandı. Avrupalının şiddettten rahatsız olacağını iyi biliyordu. Dolayısıyla PKK ya Avrupa’da bir kaç şiddet eylemi yaptırdı ve bu gün oynanan oyun gibi, Avrupa’da PKK’yı tartışmaya başladı. Yine Türk devleti yurt dışında Kürt sorunu eşittir PKK ve PKK eşittir terör savlarını yaydı ve böylece şiddeti kendi ülkesinde sevmeyen Avrupalı, Kürtleri terörist olarak görmeye başladı. Öyle bir zaman geldi ki, Avrupalı birine Kürt olduğunu söyledigin zaman, şakadan da olsa silah ve bombaları nereye sakladığı insanlara sorulur oldu. Kürtler böylece damgayı yemişlerdi, bundan kurtulmak kolay degildi. Bu baylar hala, ”PKK Kürtleri dünya ya tanıttı” diyor. Doğru, PKK Kürtlerin terörist olarak dünyaya tanınmasını sağladı ve bundan Kürtler degil, Kütlerin düşmanları fayda gördü. Kürtlere karşı oluşan sempati yok oldu. 

Bir zamanlar bu Filistinliler için geçerliydi. Bunun unutulması çok zaman aldı. Filistinliler bu yöntemleri yurt dışında uzun zaman yapmadılar ama yinede terörist olmaktan kurtulamadılar.  Bu damga, Filistin’de sokak ortasında dövülen çocuk ve kadın resimleri  televizyonlarda izleninceye kadar devam etti. 

İşte bu oyun şimdi yeniden oynanmaya başlanıyor. Bu Türk devletinin biliçlice oynadığı bir oyundur. Çünkü PKK uzun zamandır Avrupa’da Kürtlere karşı şiddete başvursa da, Avrupalılara yönelik şiddet eylemleri yapmıyordu. Türkiye’nin Avrupa Birligine aday kabul edilmesi ile birlikte, Avrupa, Türkiye’den Kürtlerin kimi haklarını vermesini istiyordu. Türkiye bunu engellemek ve hele 11 eylül sonrası oluşan durumdan da yararlanarak, yine PKK’yı sahneye sürüyor. Kürtlere karşı yeniden oluşamaya başlayan sempatiyi böylece kırmak istiyor. 

Baylarımız, PKK adını bıraktı, zaten daha önce PKK adını Türkiye ve Avrupa’da kullanmayacaklarını ilan ettiler ama şimdi yeniden PKK adına sarılmaya başladılar. Niye? Çünkü, Türkiye, İmrallı vasıtasıyla onları Avrupa’da kapı kapı dolaştırdı ve Türkiye’nin Avrupa Birligine alınması propagandasını onlara yaptırdı. Bunun için Avrupa’yı dolaştırmadıkları insan bırakmadılar. Bir gün HADEP’li, ertesi gün KNK’li, ondan sonraki günde eski ”DEP”li, Türkiye’nin Avrupa Birligine kabul ettirilmesi için dolaştırıldı ama bunu etkisi olmadı ve şimdi yine eski yönteme dönülüyor.

Bu süreçten sonra yine PKK/KADEK teröristmi, degilmi tartışması devam edecek ve elbette Türkiye’nin çabası ile PKK eşittir terörist oda eşittir Kürtler olacak. Hele hele birde Amkara/İmrallı vasıtasıyla Avrupa’da bunlara bir kaç tanede şiddet eylemi yaptırılırsa, seyreyleyin o zaman siz gümbürtüyü. Tabii bunu tamamlamak için ülkedede bir kaç silah patlatılabilir.

Avrupa’daki politikacıların sağ kesimleri buna dünden hazır, sol kesim’in bir kısmı ise solculuk adına bunu görmekte zorluk çekiyor. O zaman her Kürt örgütüne, bunu gören her Kürde düşen görev, bu oyunu açıklamak ve açığa çıkarmaktır. Burda sessiz kalmak bir işe yaramaz ve Türk devletinin işine gelir. Bunu başaramadığımızda, yine aynı teraneleri işitmeye devam edecegiz. Onun için bu oyunu bozmak zorundayız. Zaman geçmeden, bu oyunu her yerde anlatmak zorundayız.
 

© KURDS, 2000  |  e-mail/e-posta
KOMKAR, den kurdiske forening i DK.
Nansensgade 30, 1. th, 1366 København K - Danmark
telefon & fax  +45 33 13 75 01
Sayfanın son güncellenme tarihi
5/05-2002
» Güncel haber ve makaleler