KOMKAR
Kürdistan Dernekleri Birliği
komkar@t-online.de
BASIN AÇIKLAMASI
Yaklaşık bir
aydır Kürdistan ve Türkiye’deki üniversitelerde öğrenciler Kürdçe eğitim
için dilekçeler veriyor, meşru eylemler yapıyorlar.
Öğrencilerin
bu talebi kuşkusuz onların en doğal ve meşru hakkıdır. Bu hakkı vermemekte
ısrar eden atamalı YÖK, dilekçe veren öğrencileri önce afişlerle tehdit
edip vazgeçirmeye, daha sonra da haklarında disiplin soruşturması açmaya
başladı. Bilim yuvası olması gereken üniversitelerdeki ‚bilim adamları’
bilime aykırı ne varsa yapmakta ısrar ediyorlar.
Bu talepte
bulunan öğrencilerin yüzlercesi gözaltına alındı. On kişiden fazlası tutukladı.
Görünen odur ki, bunun ardı arkası gelmeyecek. Gözaltı, tutuklama, disiplin
soruşturmaları devam edecek.
Türkçenin değil
Türkiye’de, Türklerin yaşadığı her yerde okutulması için elinden geleni
ardına koymayan, lobicilik yapan, başta Yunanistan ve Bulgaristan’da olmak
üzere Türkçenin belli bölgelerde öğrenim dili olmasına çalışan, Avrupa’daki
göçmen Türk çocuklarının anadilde eğitimi için çırpınan T.C. milyonlarca
Kürdün kendi topraklarında kendi anadilinde eğitim görmesini çok görüyor.
Her konuda ahkam kesen basın mensuplarının ise sesi çıkmıyor. Bölücülük
paranoyası örümcek kafaları sarmış durumda. Değişime ve küreselleşen dünyanın
yükselen değerlerine ayak diremek ancak bu kadar olur. Gerçekleri görmemek
için göz kapatmanın bu kadar hunharcası var mı acaba yeryüzünde?
Avrupa Birliği’ne
üye olmanın arifesinde, Türk Devleti’nin yanlışta bu kadar ısrarcı olması,
daha fazla şiddet, toplumsal huzursuzluğun daha da artması, gelişen dünyanın
gerisinde kalmaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Bu devlet, başta Kopenhag
Kriterleri ve imzaladıkları belli başlı uluslararası sözleşmeler olmak
üzere hiçbir kural tanımıyor, girmek istedikleri kurumun değerlerini, kendi
vatandaşına layık görmüyor.
Öğrencilerin
siyasal görüşleri ne olursa olsun, talepleri alabildiğine meşru ve desteklenmesi
gereken taleplerdir. Almanya’daki Kürd göçmenler için yıllardır anadilde
eğitim isteyen KOMKAR, elbetteki bu öğrencilerin haklı taleplerinin de
arkasında olacaktır. Bu bizim varlık nedenlerimizden birisidir.
Kıbrıs’taki
100 bin Türk için konfederasyon isteyen Türk Devleti, bu çağdışı tutuma
biran önce dur demeli, Kürd okullarının açılması, işlemesi ve gerekli altyapının
sağlanması için olanaklarını 80 yıl gecikse de birazcık Kürdler için kullanmalıdır.
Ama öncelikle bu gençlerin dilekçeleri kabul edilmeli, tutuklanan ve gözaltına
alınanlar serbest bırakılmalı, disiplin soruşturmaları durdurulmalıdır.
Kendisini demokrat,
liberal, eşitlikçi, çağdaş, hümanist veya adil olarak tanımlayan herkesi
öğrencilerin bu talebine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Başta AB ülkeleri
olmak üzere, dünya kamuoyunun bu konuda duyarlı olması, Türkiye’ye Kürdlerin
başta anadilde eğitim hakkı olmak üzere bütün ulusal haklarının tanınması
doğrultusunda baskı yapmaları gerekmektedir.
Onların talebi
dünyanın herhangi bir yerinde kendi analdilinde eğitim için mücadele eden
herbir kişi ve kurumun da talebi olmalıdır.
Onların talebi
bizim talebimizdir.
15.01.2002
|