PARTİMİZ YİĞİT BİR EVLADINI DAHA
KAYBETTİ
Dışa bağlı ekonomi, içine düşülen
iç ve dış borç bataklığı, enflasyon, işsizlik, gelir dağılımı bozukluğu,
yasaklanan sinema, tiyatro, kitap ve müzik kasetleri düşüncenin suç sayılması,
mafya-bürokrat-politikacı işbirliği, derin devlet, işkence, yargısız infazlar,
emniyetteki intiharlar(!), devletin milleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü(!),
terörle mücadele yasası, DGM ..., bir de trafik terörü.
Böyle bir düzene muhalif olmak kolay
şey değil. Hiçbir uygar insan böylesi bir düzende yaşamayı kabul edemez.
Böyle bir düzende Kürt muhalif olmak yürek ister, sabır ister, özveri ve
bedel ister. Bu kırk satır mı, kırk katır mı? Yani ölümlerden ölüm beğenmek
anlamına gelir.
Böyle bir mücadeleye girmek için
insanın çok birikimli ve donanımlı olması gerekir. 1970’li yıllarından
itibaren Türkiye’deki bozuk düzene karşı yürütülen mücadelede etkin görevlerde
bulunan insanlar, işte bu nitelikte olan şahıslardı. Bu kişiler, yürüttükleri
mücadele içinde çok ciddi deneyimler kazandılar. İşte bu kişiler hala bozuk
düzene karşı, hayatın her alanında büyük bir sabır, özveri ve inatla çalışmalarını
sürdürmeye devam ediyorlar.
09 Kasım 2001 tarihinde eşi ve kızı
ile trafik canavarına kurban verdiğimiz Dr. Bozan Erdem işte bu niteliklere
sahip bir insandı. Daha öğrencilik yollarında mücadeleye girişmiş, daha
sonra da aynı heyecan ve kararlılıkla politik çalışmalarını sürdürmeye
devam etmiştir.
12 Eylül faşist darbesi ile tutuklanan
Bozan Erdem 7 yıl tutuklu kaldığı Diyarbakır zindanlarında yoldaşlarıyla
birlikte her türlü baskıya karşı direnmiştir. Tahliyesinden sonra, öldüğü
güne kadar gönül verdiği politik çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürmüştür.
1995 yılında kurulan Demokrasi ve
Değişim Partisi’nin kurucusu üyesi olmuş, bu partinin Anayasa Mahkemesi’nce
kapatılması üzerine, 1996 yılında kurulan Demokrasi ve Barış Partisi’nin
kurucusu olmuş ve partide çeşitli etkin görevlerde bulunmuştur.
Kısacası O, öğrencilik yıllarından
başlayarak ölümüne kadar geçen süre içerisinde halkı ve yurdu için mücadele
eden donanımlı bir militandı. Ömrü boyunca haksızlıklara, eşitsizliklere
ve adaletsizliklere karşı çıkmış, adil, eşitlikçi ve özgür bir toplum için
mücadele etmeyi bir yaşam biçimine dönüştürmüştür.
Yine bir yıl önce trafik kazasında
yitirdiğimiz DBP Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Koçoğlu’ndan sonra, eski
Urfa il başkanı ve PM üyesi Dr. Bozan Erdem’i kaybetmiş olmanın üzüntüsü
içindeyiz.
12 Eylül sonrasında Türkiye’de uygulanmaya
konulan depolitizasyon sonucunda, ülkede 68 ve 78 kuşaklarına mensup insanlar
gibi, bozuk düzene karşı kesin tavır koyan donanımlı ve birikimli insanlar
yetişmemektedirler. Bu açıdan Yavuz Koçoğlu ve Bozan Erdem gibi donanımlı,
birikimli ve kararlı insanların kaybını gidermek oldukça zordur.
Bu bakımdan kaybımız çok büyüktür.
Halkımız ve partimiz yiğit bir evladını daha yitirmiş bulunmaktadır. Acımız
büyüktür. Ama onlarla beraber örgütlediğimiz, mücadelenin aynı kararlılıkla
yürütülmesi acımızı bir nebze olsun hafifletmektedir.
Daha önce Yavuz Koçoğlu’nun ölümü
üzerine yazdığım yazıda altını çizdiğim bir sözü Dr. Bozan Erdem içinde
tekrarlamak istiyorum.
Sevgili Bozan; sen kabrinde rahat
uyu. Hep beraber yol çıkardığımız kervan yürümeye devam ediyor. Kervan,
tüm engellemelere ve tuzaklara karşın menziline doğru emin adımlarla yürümeye
devam edecektir. Hiçbir güç, bu yürüyüşümüzü durduramayacaktır.
Seni sevgi ve hasretle öpüyorum.
Yılmaz Çamlıbel
DBP Genel Başkanı
|