kurds.dk> Türkçe
Komkar
Makale
Haber
Basın açıklaması
Araştırma
Kültür
Aktivite
Yayın
Fıkra
Arşiv
Link

Kurds.dk 
Kontakt

arama
Site search
Web search
powered by FreeFind
| Dansk | English | Deutsch | Français | Kurdî | Türkçe | Farisî | Erebî |

kurds.dk > Türkçe


YENİ SAVAŞ VE TAVIRLAR
Hüseyin Kizilocak

11 eylülde Amerika'da ikiz kulelere karşı girirşilen saldırıdan sonra beklenen savaş 26 gün sonra başladı ve nerede bitecegini kestirmek güç. 

Bu savaşta, batı ve onların müttefikleri bir bütün olarak Amerika'nın arksında yer alıyor. İslam adına savaştığını iddia eden Bin Laden'nin arkasında ise devlet olarak sadece Afganistan ve Irak var. Devletlerin resmi politikalarının dışında kalan halk ve sivil toplum örgütlerinin ve siyasi partilerin ise tavırları farklı farklı.

Batıda aklı başında herkes, dünyanın başına bela olan bu sözde müslümanların ve hatta Saddam ve Humeyni'nin zamanında Amerika tarafından Sovyetlere karşı desteklendigini ve onların destegiyle büyüyüp geliştiklerini söylüyor. Bu kesimler, terör tanımının iyi yapılmasını, özgürlük mücadelesi ile terörün birbirine karıştırılmamasını, dünyada ki bu sosyal ve ekonomik dengesizligi düzeltmeden sorunların çözümlenemeyecigini, ifade ediyor. Bu kesimler, batı dünyasının bundan sonra, baskı altında olan halklara karşı diktatörleri desteklemekten vazgeçmesini ve dünyadaki sosyal ve ekonomik dengesizligin düzeltilmesi için çaba sarfedilmesini, istiyorlar. Bu görüşleri savunanlar sadece batıdaki solcular degil, toplumun her kesiminden çok sayıda politikacı, düşünür ve sıradan halk. 

Bin Laden'in mensubu olduğu Arap dünyasında, Saddam'ın dışında açık tavır belirleyen devlet yok. Halk ise çeşitli gösteriler olmasına rağmen büyük oranda sessiz. Arap ve bu arada müslüman ülkeler toplanıp bır ortak tavır takınacaklar ama öyle görünüyorki, bunlar uluorta bir açıklama ile yetinecekler. Politikaları, -ne şiş yansın ne kebap- cinsinden olacak. Amerika'ya karşı çıkmak istemiyorlar, açıkça desteklemekte çekiniyorlar ve bu 'başı bozuk' Bin Laden'ede bir ders verilmesini istiyorlar.

Batıda, devletler ve elbette sağ kesimin çoğu kayıtsız şartsız Amerika'yı desteklerken, sol kesimin tepkileri farklı farklı. Solun radikal kesimleri, her zaman olduğu gibi Amerikan karşıtı olduğu için bu savaşa karşı çıkıyor ve açıkça söylemeselerde Taliban ve Bin Laden'i destekliyorlar. Ilımlı sol kesim ise, teröre karşı çıkarken, savaşın bu sorunu çözemeyecegini, bu sorunun çözümünün, bölgeler ve ülkeler arası dengesizliklerin giderilmesi ve baskı altındaki halkların özgürlüklerine kavuşması ile sağlanabilecegi görüşünü savunuyor.

Rusya ve Çin bu savaşta Amerika'nın yanında yer alırken, 'büyük müslüman' İran'ın tavrı ilginç. İran, Amerika'ya yapılan saldırıyı kınarken, Afganistan savaşı başladığında sessiz bir tavırla karşı çıktı. Yani aslında Talabanlarla arası iyi olmadığından karşı çıkmak istememesine rağmen, 'müslümanlık' belasına karşı çıkıyor göründü.

Dünya bu tavır içindeyken, Türkiye devlet olarak gönlü razı olmasada, NATO ve batının destegine ihtiyaç duyduğundan, Amerika'nın yanında yer alıyor. Amerika'nın yanında yer almasına rağmen korkudan da nerdeyse ödleri kopuyor. Ödlerinin kopmasi, Talıban'lara yapılan saldırıdan veya 'müslümanlara' yapılan saldırıdan degil, Amerkan'ın Saddam'a saldırmasından korkuyor. Saddam'da aslında umurlarında degil. Asıl korkuları, onları hop oturtup hop kaldıran neden,  Saddam'dan sonra bir Kürt devletinin kurulma ihtimali.

Tabii Türk soluda, dünyanın diger keskin solcuları gibi amerika ne yaparsa kötüdür tezinden haraketle, Amerik'ya yapılan saldırıya karşı sessiz kalırken, Afganistan'a yapılan saldırıya karşı 
çıkıyor ve açıkça olmasada, Talabanlara arka çıkıyorlar. Tabii onların bir kısmının korkularının asıl nedeni, Ecevit ve bilimum Türk tayfasının korkularının aynısı. Kurulacak bir Kürt devleti.

Bu, kendilerine utanmadan solcu, sosyalist diyenlerin tavırlarını iyi hatırlamak gerekiyor. Bu sözde solcular, Amerik'ya karşı olmak adına Kürtleri katleden ve halklarını tarihin karanlık dönemlerine geri götüren Humeyni ve Saddam'a destek vermişlerdi. Solcu olarak Amerika'ya karşı olmak anlaşılır bir şey, ama Amerika'ya karşı olmak adına Saddam gibi bir kasap, Talaban gibi bir ortaçağ gericisi desteklenmemeli. Kendisine sol, sosyalist diyenlerin bu farkı görmeleri gerekir ama bunu sözüm ona solcularına anlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor. 

Tabii bu arada kendilerine Kürt diyen ama kuruldukları günden bu yana Türkiye, Suriye, Irak ve İran'ın maşası olmaktan başka bir şey yapmadığı bu gün iyice ortaya çıkan PKK'nın tavrı da bunlardan farklı degil. Son zamanlarda Talaban taraftarlarının Halepçe yakınlarında, Kürtleri hunharca doğramalarını -eger görmemişseniz mutlaka görmelisiniz-, bu, kendilerine sözde müslüman diyenlerin Kürtler katledilirken, kıllarını kıpırdatmadıklarını göz önüne almadan, yine güneyde Kürtlere saldırmanın hazırlıkları yapmakta olduklarını işitiyoruz. Bunlar yine efendileri Türkiye, Suriye, Irak ve İran'ın maşaları olduklarını kanıtlayacak ve yine Kürtlere saldıracaklar. Tabii bunu yaparken yine, kendilerinin degil, Yekiti, KDP veya başkalarının kendilerine saldırdıklarını iddia edecekler. Buda işin göz boyaması olacak.

Peki Kürtler ne yapıyor ve onların tavırları ne olmalı?

Bu savaşta, bir takım aykırı sesler çıksada, genel olarak her devlet, halk, millet kendi çıkaraını düşünüyor. İşte biz Kürtlerde bunu yapmalıyız. Gözlerimizi ve kulaklarımızı iyi açıp, olup biteni iyi kavrayıp, kendi ulusal çıkarımıza göre tavır almalıyız.

Bir yandan Amerika ve Avrupa'nın kimi talepleri olmasına rağmen, kendi çıkarları geregi Türkiye'nin yanında yer aldıklarını, Saddam karşısında yeteri kadar olmasada Kürtlerin yanında yer aldıklarını unutmadan politika yapmamız gerektigini düşünüyorum. 

Kendilerine 'müslüman' diyenlerin, Kürtlerin büyük bir çoğunluğu müslüman olmasına rağmen, hiç bir zaman Kürtlerin yanında yer almadıklarını, her zaman düşmanın yanında yer aldıklarını unutmadan politika yapmamız gerektigi düşüncesindeyim.

Bazılarımızın yaptığı gibi, rüzgara kapılıp, naralar atmadan, sakin, gelişmelere göre politika yapmamız gerektigi düşüncesindeyim.

Belkide dünyanın çehresini degiştirecek bu yeni durumda, her ulusun yaptığı gibi, her şeyden önce kendi ulusal çıkarlarımızı düşünerekpolitika yapmamız gerektigini düşünüyorum.
 
 

© KURDS, 2000  |  e-mail/e-posta
KOMKAR, den kurdiske forening i DK.
Nansensgade 30, 1. th, 1366 København K - Danmark
telefon & fax  +45 33 13 75 01
Sayfanın son güncellenme tarihi
9/10-2001
» Güncel haber ve makaleler